Anasayfa

Kimler Çevrimiçi

Şuanda 22 konuk çevrimiçi

Online Üyelerimiz

Çevrimiçi Kullanıcı Yok

Giriş Formu






Şifrenizi mi kaybettiniz?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Son On-line Üyeler

cemal (cemal)
(2012-05-18 18:56:03)
Zulkane (Zulkane SUZER)
(2012-05-13 17:33:36)
sündiken (turan)
(2012-05-05 22:31:35)
tuncaymert (tuncay)
(2012-05-02 16:43:15)
ebruli26 (ebru karakaya)
(2012-04-22 22:49:44)

Tarih ve Saat

Önemli Linkler

Hava Durumu

ESKISEHIR

Ziyaretçi Sayımız

mod_vvisit_counterBugün145
mod_vvisit_counterDün184
mod_vvisit_counterBu Hafta1213
mod_vvisit_counterBu Ay3988

Son Dakika Haberler

Çalkaya Köyü, Mihalıççık, Eskişehir Çalkaya Köyü, Mihalıççık, Eskişehir - ÇALKAYA 'NIN KARA ÇARŞAMBA 'SI
ÇALKAYA 'NIN KARA ÇARŞAMBA 'SI
Değerlendirme: / 4
Kötüİyi 
Yazan Zulkane SUZER   
Cuma, 22 Temmuz 2011

 Tarih 20 Temmuz 2011  günlerden Çarşamba. Çalkaya için kara , kap kara bir gün. İçimiz yandı. Ciğerlerimiz parçalandı. Yaşları 8 ile 50 arasında değişen 6 hemşerimiz hiç beklemedikleri ve hiç kimsenin beklemediği anda elim bir trafik kazası sonucu toprağa düştü.  Allah böyle bir günü bir daha hiçbir hemşerimize ve köyümüzüe yaşatmasın.

Hep söyleriz ya. Hemşerilik başka bir şey. Bir gönül bağı diye. Vefat edenlerden Emin ve Emine Şahin  ile Enes ve Burak Mustafa Yücel kardeşleri hiç tanıma fırsatım olmadı. Ahmet Aras ve Meryem Yücel (hepsine Allah rahmet eylesin)  bildiğimiz simalardı.

Hani derler ya. Perşembe’nin  gelişi   Çarşambadan belli olur diye. 21 Temmuz 2011 Perşembe Çalkaya köyü ana baba günü. Acılar taptaze.  Cenazeler tek tek geliyor ve ebedi istirahatgahlarına defnediliyor.

Hepimiz tevekkül sahibi insanlarız. Bu acı bize Allah’tan geldi. Ondan gelen her şey haktır. Buna inandık ve iman ettik. Hoca efendi de   Kırağaçlar mahallesi çeşme başında benzer bir konuşma yaptı. Bizim inancımıza göre her kelimesine katılmamak mümkün değil.

Ancak bir olay oldu. Takdiri ilahi deyip bir kenara çekilerek, nedenleri sorgulamamak doğru bir yöntem mi?  Burada bir öz eleştiri yaparak bazı hususları da Çalkaya’lılar olarak kendi kendimize sormamız gerekmez mi?

Yaklaşık 13 aydır köye gitme fırsatım olmamıştı. Cenazeler dolayısıyla Sarıyar üzerinden   gittim. Hemşerilerimiz köye ulaşımda  genelde dağ yolunu tercih ediyor . Ben  Akçaören yönü  İzlenimlerimi paylaşmak istiyorum.

1-Gürleyik ve Dinek ekonomik ve altyapı yönünden büyük bir atılım gerçekleştirmişti. Bu sefer de Akçaören’e geçen sene su geldi bu sene Kapan kavşağından itibaren büyük bir değişim başlamış. Muhtarını ve Akçaören halkını bu atılımlarından dolayı kutluyorum.

2- Yine Akçaören’den itibaren asfalt olarak bilinen yolumuz köstebek yuvasına dönmüş. Her yer kabarmış. Üçpınar mevkiinde dere kenarında yolun kısmen kayması sonucu her an yeni bir kazaya aday konumda. Yeşilyurttan itibaren ulaşım için yoğun olarak kullanılan yolumuz dar viraj, stabilize ve hiçbir koruma tedbiri yok.

3-Köyde hiçbir telefon şebekesi doğru dürüst çekmiyor. TV yayını yok.

4-Köy içlerinde kanalizasyon yok. Yollar yazın tozdan, kışın çamurdan geçilmiyor.

 Sevgili Çalkayalılar; Bizler Başkentin 170 Km yakınında böyle bir altyapıya layık mıyız?

Bütün bu saydığımız eksikliklerde mi takdiri ilahi. Üçpınar deresine bir araç düşer ve ölüm olursa bunun sorumlusu da mı  Allah’ü teala dır deyip kendi toplumsal sorumluluklarımızın üstünü örteceğiz. Hayır hayır.

Yüce Rabbimiz bize akıl ve toplumsal yaşama bilinci verdi ise onun gerekleri olan bireysel ve toplumsal her türlü sorumluluklarımızı tam olarak yerine getirip buna rağmen bir husumetle karşılaşırsak onu takdiri ilahiye havale etmemiz gerekir. Bu nedenle  kara çarşambayı tekrar yaşamak istemiyorsak,  alan değil veren, balığı yiyen değil tutan olmak istiyorsak, ekonomik ve altyapısal olarak gelişip  kabuğumuzu kırmak istiyorsak bir şeyleri  farklı yapmamız gerekmez mi?

Kara Çarşamba bizim neslimizce ödenen bir bedeldir. Çok önceleri  bazı toplumsal duyarlılıklar göz ardı edildiği için bizler bu bedeli ödemek zorunda kaldık. Bu sorumluluğu şu anda yaşayan nesil yani bizler yerine getirmezsek mutlaka bizden sonra gelecek çocuklarımız, torunlarımız daha ağır bir bedel  ödeyerek yerine getirecek   bu çemberden çıkacaktır. Var mısınız  evlatlarımıza böyle bir miras bırakmaya? Hiç zannetmem.

O halde bunu nasıl sağlayabiliriz. Yolu nedir? Her şeyden önce  yöresel kalkınma için 3 ana unsur vardır. Bunlardan en az  birisini sahip olmamız gerekiyor.

1-            Ülke çapında zengin ve imkanları geniş bir iş adamına sahip olmamız lazım. Var mı? Yok. Bu unsuru kullanamayız.

2-             Siyaset alanında etkin maliye ve diğer yatırımcı makamlıklara etki edebilecek seviyede siyasi bir şahsiyete sahip olmamız lazım. Oda var mı? Yok. Bu unsuru da kullanamayız.

3-            Toplumsal ihtiyaçların giderilmesi için birlikte hareket edip yatırım ve paranın anahtarını elinde tutan siyasi ve idari yöneticiler üzerinde baskı unsuru oluşturabilecek birlik ve beraberliğin simgesi  , ortak hareket edebilen bilinç ve duyarlılıkta sivil toplum örgütlenmesi var mı?  Var!  

 

2010 yılında birlik ve beraberlik ruhunun gücüne inanan hemşerilerimiz ÇAYAD adı altında , tek vücut olmamızı sağlayacak oluşumun temellerini atmıştır.

 

Ancak ÇAYAD’ın  tek başına kurulmuş olması her sorunun çözüleceği anlamını taşımamaktadır. Özellikle kuruluş aşamalarında “Bizim köylülerden bir şey olmaz” “Bizim köylülerle yola çıkılmaz” türünden heves kırıcı yönlendirmelere rağmen bugün ÇAYAD bir gerçektir. Bizler;bu tür beyanları , beyan  sahiplerinin kendilerini tarif etmeleri olarak görmekteyiz. Yine benzer şekilde  dernek  faaliyetlerine katılmak yerine “ÇAYAD” bakalım bir yol alsın, bir görelim, ona göre biz de dahil oluruz gibi değerlendirmeleri de sahibinin sorumluluk almaktan kaçma manevrası olarak gördük ve görüyoruz.

Bütün bunları anlatmamın nedeni eğer 3. Maddedeki hususu değerlendirip toplumsal/yöresel bir fayda sağlamak istiyorsak toplumsal refleks le  toplu hareket etme kültürünü oluşturmamız, bireysel değerlendirmelerden kaçınmamız, birilerinin harekete geçmesini, yol almasını beklemek yerine her birimizin  kendimize bir misyon ve sorumluluk yükleyerek pasif konumdan aktif konuma geçmemiz gerekecektir. Yapılanın  veya yapılmaya çalışılanın eksiklerini görüp eleştirmek yerine eksikliği gidermek için benim üzerime düşen nedir? yapılmaya çalışılanı daha da geliştirmek için ne yapabilirim diye kendimizi, konumumuzu sorgulamamız ve yapıcı, geliştirici öneri ve eleştiriler getirmeliyiz.

Bu kapsamda eğer köyümüzün, yöremizin ve hemşerilerimizin bu günkü ekonomik,  altyapısal durumundan memnun değilsek ki yakın çevremizin hızla yol aldığını gördüğümüzden değiliz. Hemen bu günden itibaren bazı bakış açılarımızı değiştirmemiz ve harekete geçmemiz gerekir. Yoksa kara çarşambaları tekrar tekrar yaşamaya,  diğer yörelerden hızla geri kalmaya ve belirli bir zaman sonra da Çalkaya köyünün kapısına kilit vurmaya, mecbur kalmamız kaçınılmaz olacaktır.

Neler yapabiliriz?

Bu  Açıklama  ülkemiz içinde ve dışında herhangi bir şekilde Çalkaya Köyü ile illiyet bağı bulunan Kamuda- Özel Sektörde ve kendi işyerinde çalışan Bay/Bayan;  Başkan, İşadamı, Müdür, Şef, Amir, Memur, Hoca, Hacı, Öğretmen, İşçi, Emekli  velhasıl her kesin üzerine alması gereken bir çağrı ve misyondur.

1-Sayın Muhtarım. .! Çalkaya köyüne gerek dağdan gerekse Nallıhan/Mihalıççık üzerinden ulaşım sağlayan yollarla mahalle arası yolların bir sahibi ve sorumlusu var. Lütfen her gün gelip gittiğin yolların bozuk ve sorunlu yerlerinin fotoğraflarını çek. Bir dosya hazırla ve kısa sürede yol alt yapılarının (kasis, viraj, kaplama, eğim, koruma tedbirleri vb yönünden) olması gereken  asgari seviyelere getirilerek tamamlanması;  tamiratların yapılması, eksiklerin  giderilmesi  için ilgili kamu birimlerine resmi yazı ve kayıtlı olarak  ver. Ver ki buralar da ölümlü yaralanmalı bir olay olmasın. Ver ki buraların yapım, bakım ve tamirinden  sorumlu kurumlar hukuki olarak kendilerini sorumlu hissetsinler.

Diğer bir husus.   Çalkaya’nın toplumsal sorunlarını resmi makamlar nezdinde ve zamanında dile getirmek, yatırım taleplerinde bulunmak sorumluluğu ve yetkisi sende.  Artık toplumsal refleksin oluşması için ÇAYAD nezdinde bir kıvılcım çaktı. Bu zamanla bir güce dönüşecektir.  Bu nedenle Yeşilyurt, Otluk, Sasa, gibi kardeş köy muhtarlarının katıldığı ve destek verdiği  ÇAYAD’ımızdan daha fazla uzak durma. Bu duruş  senin  ve  köyümüzün yararına fayda sağlamaz. Kısa sürede ÇAYAD yönetimi ile işbirliğine giderek beraberce neler yapabilirizi konuşmak tartışmak daha güzel olmaz mı?

2-Sayın ÇAYAD Yönetimi. Ülke içinde ve dışında köyümüzle  herhangi bir şekilde bağı olan ne kadar hemşerimiz varsa sayısal olarak (araç sayılarını, çalıştığı kurumları, hiyerarşik konumlarını, Kan grupları, Telefon numaraları vb) belirlenip  bilgisayar ortamında bir bilgi bankası oluşturulması gerekmektedir. Bu toplanacak bilgiler internet ortamında paylaşılmayıp sadece dernek bilgisayarın da saklanacak ve öncelikle dernek faaliyetlerinde kamu ve özel sektörle yapılan görüşmelerde potansiyelimiz olarak ortaya konup demokratik baskı unsuru olarak faydalanılacaktır. Ayrıca muhtarlığın yapacağı her türlü faaliyet ve taleplerde başvurabileceği bilgi kaynağını oluşturacaktır. Yine hemşerilerimizin bireysel taleplerinin karşılanmasında da (telefon, kan  vb) başvurulabilecek bir unsur olacaktır.

ÇAYAD statü olarak Sivil Toplum Kuruluşudur. STK’ların karar mekanizmaları üzerindeki etkisi malumlarınız. Sizler yapacağınız her faaliyet ve görüşmede arkanızda bulunan potansiyel adına konuşacağınızdan bir an önce bu potansiyeli belirlemek uygun olmaz mı? Hemşerilerimiz  düğün, bayram ve cenazelerde zaten birlikte hareket etme yeteneğine sahip bir topluluk. Yapılacak sadece doğru zamanda doğru şekilde kırmadan dökmeden bu potansiyeli  ve gücü yöremizin faydasına karar alma yetki ve sorumluluğuna sahip birimlere hissettirebilmektir.  Bunu sağlayabilecek en etkin yönetim zaten şu anda görevdedir.

3-Yurt içi ve yurtdışına bulunan tüm hemşerilerimiz;  birilerinin kendilerini aramasını beklemeden bir şeyler yapmak, bir şeyleri değiştirmek ve katkı sağlamak adına kendilerine, ailelerine ait bilgileri telefon, mail ve diğer yollarla ÇAYAD Merkezine ulaştırmaları;  görüş , öneri ve taleplerini açık ve içtenlikle iletmeleri, gerekmektedir. ÇAYAD’ın herkese ulaşması, belirlemesi belki mümkün olmayabilir ancak hemşerilerimizin bir telefonla eksiksiz olarak çözmesi mümkündür.

Sonuç olarak şunu diyebiliriz. Muhtarıyla, ÇAYAD yönetimiyle ve Çalkaya halkı olarak Çalkaya’nın  ekonomik  ve altyapısal geri kalmışlığından kurtulabilmesi için bu güne kadar olandan farklı olarak düşünce bazında,  kültürel bazda, olaylara ve konumlara bakış açımızda, yorumlama şeklimizde  farklı bir yol izlemeliyiz. Artık dönüşüm için gerekli olan düşünce ,  ekonomik , zaman ve fiziki katkı bakımından  HERŞEYE VARIM” diyen  hemşerilerimizin sözde değil ,varlıkların her alanda hissettirmeleri,  biraz yol alınmasını beklemek yerine daha baştan kervana katılmaları,  bu konuda her birimizin bireysel olarak öz eleştiri yaparak  kendimize bir sorumluluk ve misyon yüklemesi gerekmektedir.

Bunun için tüm Çalkayalı hemşerilerimizi  pasif konumdan aktif konuma geçmeye;  Resmi, Özel işlerinden artan zamanlarının, enerjilerinin ve kaynaklarının çok az bir kısmını Çalkaya için harcamaya, çaba sarf etmeye, genç hemşerilerimizi enerjilerini kahve/lokallerde heba etmek yerine sosyal aktivitelere yöneltmeye davet ediyorum. 

Yorumlar
Ara RSS
Sadece kay

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( Salı, 02 Ağustos 2011 )
 
< Önceki   Sonraki >

Duyurular

Değerli site üyelerimiz,

 Köylülerimiz ve köyümüzle ilgili " Doğum, Hastalık, Vefat, Askere Giden, Bayram ve Kandil Kutlaması" gibi önemli haberler üyelerimize cep ve sabit telefonlar &...

Anketler

Web Sitemizi Nasıl Bulduınuz?